1979 - İstanbul
Eğitimi
Lise
Diğer
Ordu- Fatsa kökenli. 2001 Best Model Türkiye birincisi aynı sene dünya ikincisi.
Röportaj:
Tam olarak hangi ay, hangi gün, hangi burç?
23 Temmuz, Aslan...

Ben de bir benzerlik var diyordum... Ben de aslan burcuyum...
Modellik kariyeri nasıl başladı?
Küçüklükten beri oyunculuk bir hayaldi benim için. Yani aslında asıl yapmak
istediğim modellik değildi o zamanlar. Daha sonra 1997’de “Best Model of Turkey�?
yarışmasını izlerken televizyonda o an bir ışık yandı kafamda. Gerçekten o
podyumda olma hissi vardı o an kafamda... Seyrederken karar verdim. Ve birinci
olacağımı düşündüm. Kendimi o an düşündüğüm yere koyabiliyorum,
hissedebiliyorum...
Daha sonra 1998 yılında bu şansı verdiler bana. O sıralar Neşe Erberk’te
modellik yapıyordum. Sonra yarışmaya katıldım. O sene “Gelecek Vaad Eden�? ve
“Türkiye Prensi�? [türkiye de monarşi vardı o zamanlar, ne günlerdi be]
ünvanlarını aldım. Erkan Özerman birincilik kapasitemin olduğunu düşünüyordu.
Ama bence o sene için yeterli bir ünvandı. Daha sonra askere gidip gitmemeyi
düşünürken askere gittim. Erkan Özerman çok kızdı bana bunun için... Kalıp devam
etmemi istiyordu...
Geri geldiğimde best model amacına yöneldim. 1 Mayıs’ta teskeremi aldıktan
hemen sonra telefon geldi. O sırada Gaziantep’te idim “yarışmaya katılacak
mısın?�? dediler ve katılacağımı söyleyip hemen istanbul ‘a döndüm. Kendimi
kampa soktum. Sürekli spor yapıyordum... 2 ay sonra yarışmaya katıldım ve 2001
yılı “Best Model of Turkey�? seçildim... Best Model of Turkey’den sonra Best
Model of the World yarışmasına hazırlandım ve kasım ayında yapılan yarışmada
ikinci seçildim. Manevi açıdan da önemliydi benim için sonuçta Türkiye’yi temsil
ediyordum. İkinci seçildim ama birincilik hakkımdı. Daha sonra birinci seçilen
Fransız’ın özel nedenlerden dolayı ünvanını aldılar ve birincilik bana verildi.
Ancak basına bu olay pek yansımadı.
"ee arkadaşlarımın ısrarıyla katıldım, zaten evvelden beri taş
gibisin derlerdi bana" gibi sahte bi cevap vermediğin için teşekkür
ediyorum.Peki oyunculuk nasıl başladı?
Asıl hedefim olan oyunculuğa Kadir İnanır ile Kanal D’de yayınlanan Kırık Ayna
dizisinde başladım. Şerif Görenin yönetmenliğini yaptığı dizide Ali Kirman adlı
karakteri oynadım. Çekimler sırasında eski ustalardan çok şey öğrendim ve bana
oyunculuğu daha çok sevdirdiler. Daha sonra bir kaç hatalı projeye girdim
diyebilirim ama çizgimi zamanla yakalamaya başladım.
Şu anda da TRT 1’de Zeytin Dalı adlı bir dizide oyunuyorum. İlerde oyunculuk
namına Türkiye de farklı projeler içinde yer almak istiyorum ve tabi ki
sinema...
İnsanlar sizi katalog çekimlerinde, dergi kapaklarında ve dizilerde
gördüler. Başka neler yaptınız?
Avrupalı firmalarla iş yaptım yoğunlukla. Yüzümün onların tarzına çok yakın
olduğuna inanıyorlar. Lacoste ‘un dünya kataloğu için çekilen tek Türk manken
oldum. Defilesine çıkmadığım firma yoktur hemen hemen. Şu anda yaza doğruda
Uğurkan Erez vasıtası ile Milano’ya gitme ve orada modellik yapma ihtimalim var.
Bunun dışında reklamlarda da yer almışlığım var. Önce Pepsi sonrasında da
Okey reklamlarında oynadım.
Genel olarak ağır bir havanız var, molla olmaya eğilimli gibisiniz.
Nasıl bir çizginiz var?
Herhangi bir hava yada imaj çizme gibi derdim olmadı. Olduğum gibi olmak
istiyorum. Bunu ekranda da şahsen tanıyan insanlar da en azından tahmin
edebilirler. Biraz ağır bir insan olduğumu düşünüyorum ama çok da değil. Herşey
dozajında. İyi bir proje ise karakter adına herşeyi yaparım. Komedi de
oynayabilirim ama sinemada. Diziler genelde çok basite indirgenen, kısa zamanda
çok geridönüş istenen projeler. Bu yüzden bu projelerde kendimi
gösterebileceğime inanmıyorum. Ama daha uzun zamanlı daha titiz çalışmalarda
yapabileceklerim konusunda kendime çok güveniyorum.

Peki günlük hayatta nasıl vakit geçiriyorsunuz?Biz fanilerden
farkınız ne?
Şu ara dizi çekimleri olduğu için biraz yoğun bir dönemdeyim. Dizimiz
Altınoluk’ta çekiliyor... Biraz zamanımdan çalıyor açıkçası bu durum.
Spor ve yemek yemek iki büyük zevkim. Kalan zamanlarda ise herkez gibi
harcıyorum zamanımı. Bizleri uzaydan gelmiş gibi gören insanlar vardır. Hiç
alakası yok. Herkes gibi normal bir yaşantımız var... Bunun dışında olan
insanlarda var ama onların çizgileri farklı...
En sevdiğiniz yemek?
Yemek seçmem genel olarak güzel yapılan bütün yemekleri yerim. Küçük birşeydir
ama kahvaltıya çok önem veririm. Kahvaltı çok önemli benim için.
Peki sürekli kataloglardaki gibi mi giyiniyorsunuz? Yanınızda güzel
kızlarla arabalara mı dayanırsınız? nedir?
Günlük hayatta rahat giyinirim. Eşortmanla ile bile dolaşabilirim... Spor giyimi
severim genel olarak. Yalnız şöyle bir durum var ki; beni şapkasız gören biri
var ise fotografımı çeksin...
Sormazsam olmaz... Hobileriniz?
Bana uyan doğru kitapları okumayı çok seviyorum. Gerçek yaşanmış hikayeleri çok
seviyorum ama birilerinin hayal ürünü olan kitaplardan çok keyif almıyorum.
Yaşanmış öyküler genellikle...
Ağırlıklı müzik dinlerim evde mutlaka fon müziği gibi bir müzik olmalı
etrafta. Müzik tarzım biraz değişiyor. İnsanoğlu ruhu ile var olan bir canlı.
Ruhum o an neye izin veriyor ise o an o. Kimi zaman elektronik müzik, kimi zaman
halk müziği...
Seyahat etmeyi çok seviyorum. Bu aralar yurt dışı seyahatlerine bağımlı
olduk. Senede iki kere yurtdışına çıkma hedefimiz var... Her sene iki ülke
gibi... Sırada İspanya vardı ama elindeki kamera Sony galiba? Sanırım Japonya’ya
gidicez...
Oyunculuk dedik, sinema dedik,kamera dedik... Sevdiğiniz film
türleri, aktörler?
Macera filmlerini seviyorum. Ama artık tüm tadları tek bir filmde işleme yolunda
herşey. Genelde tüm filmleri seyretmek gerekiyor. Kendime uyan hareketleri
almaya çalışıyorum. Sinemaya gitmek de çok keyifli olabiliyor. Evde çok sık film
seyrediyorum.
Avrupalı aktörlerden Al Pacino, Bruce Willis ve Mel Gibson sevdiğim aktörler
arasında...
Peki bir sinema projesi önerilse bunun ne tür bir film olmasını
isterdiniz?
Oynamak istediğim tarz ... çok iyi yazılmış bir karakter gerçek bir karakter
olması lazım. Gerçek dediğim ise hayatta var olan bir karakter olması lazım. Bir
çok karakter yazılırken bir hayal ürünü çıkıyor ortaya. İzlerken de onunla
çeliştiğini fark edebiliyorsun. Bu yüzden gerçek bir karakter olmasını isterim.
Bir sınır yok sadece gerçek bir karakter ... çelişmeyen....
Aya adam çıkmış duydunuz mu? Internetle aranız var mı?
Internette çok uzun bir arkadaşlığımız olduğunu söyleyemem. Yeni bir olgu benim
için ama keyifli... bu aralar günümün 3-4 saati internette geçiyor.
Tags:Mehmet Akif Alakurt Biyografi, Mehmet Akif Alakurt Hayatı, Mehmet Akif Alakurt Kimdir, Mehmet Akif Alakurt Kim, Mehmet Akif Alakurt Boyu, Mehmet Akif Alakurt Kilosu, Mehmet Akif Alakurt Yaşı, Mehmet Akif Alakurt Hobileri, Mehmet Akif Alakurt Sevdiği Bayan Tipleri, Mehmet Akif Alakurt Memleketi
0 yorum:
Yorum Gönder